İçeriğe geç
Uygulama

GÜNCEL

Neden ‘Hayır’ diyemiyoruz? Travmaların birey üzerindeki etkileri

Psikolog ve Aile Danışmanı Müleyka Gülmez, Kayseradar ve Radyoradar ortak canlı yayınında ‘Psikoloji Saati’ programına katılarak moderatör Merve Esersoy’un sorularını yanıtladı.

Kayserim.net · kayserim.net

· Güncellendi:

2 dk okuma

Stres altında olan ve travma geçirmiş bireylerin sınır koyma becerilerinin büyük ölçüde zedelenebileceği ifade eden Psikolog ve Aile Danışmanı Müleyka Gülmez, “Kronik stres, öz saygı ve yeterlilik algılarını zayıflatır. Birey, kendisini değersiz ve yetersiz hissedebilir, karşısındakinin taleplerine boyun eğebilir. Çocukluk travmaları, duygusal/cinsel istismar , güven veya kendine değer duygularını olağanüstü derecede etkileyebilir. Bu bireyler başkalarının taleplerine hayır demekle zorlanıyor” dedi.

Psikolog ve Aile Danışmanı Müleyka Gülmez, Kayseradar ve Radyoradar ortak canlı yayınında ‘Psikoloji Saati’ programına katılarak moderatör Merve Esersoy’un sorularını yanıtladı.

Stres altında iken bireyin sınır koyma becerisinin önemli ölçüde zayıfladığını ifade eden Psikolog Gülmez, stres hormonlarının yüksek olması halinde kişinin duygusal ve bilişsel kaynaklarının tükendiğini belirterek “Yoğun iş altında çalışan birisi sınır koyamaz, ekstra görevleri de kabul etmesi buna bir örnektir. Kronik stres olarak nitelendirdiğimiz bu sorunu en çok iş alanlarında görmekteyiz. Araştırmalar çoğunlukla iş yaşamında yüksek olduğunu gösteriyor, ayrıca kronik stresin öz saygı ve öz yeterlilik algısını da düşürdüğü görülmektedir. Bu durumda birey, kendisini değersiz ve yetersiz hissedebilir, karşısındakinin taleplerine boyun eğebilir. Stres ayrıca duygusal regülasyonumuzu da bozuyor. Stres altındaki bir bireyi düşündüğümüzde öfke veya hayal kırıklığını yönetemiyor ve sınırlarını korumaktan da zorlanıyor aslında. Bu durum hem iş hem de özel yaşamda sürekli hayır diyememeye yol açıyor. Bilişsel davranışçı araştırmalara baktığımızda da kronik stresin otomatik düşünceleri olumsuz etkilediğini görebiliyoruz. ‘Hayır dersem sorun çıkar’ gibi düşünceler stres altında baskın hale geliyor” diye konuştu.

“GEÇMİŞ TRAVMALAR, SINIR KOYMA BECERİSİNİ OLAĞANÜSTÜ DERECEDE ETKİLİYOR”

Bireyin geçmişte yaşadığı bir travmanın da sınır koyma becerisine etkisi olduğunu ve bireyin gelecek yaşamında ortaya çıkabildiğine dikkat çeken Psikolog Gülmez, en temel travmaların aileden başladığını vurgulayarak “Çocukluk travmaları, duygusal/cinsel istismar, güven veya kendine değer duygularını olağanüstü derecede etkileyebilir. Bu bireyler başkalarının taleplerine hayır demekle zorlanıyor. Örneğin işte sürekli eleştirilen bir çocuğu düşünelim, yetişkin olduğunda başkalarının isteklerine boyun eğer hale geliyor. Travma beynin aslında stres yanıtını değiştiriyor. Amigdala ve prefrontal korteks arasındaki o denge bozulduğunda kişi hem korku hem de suçluluk duygusu nedeniyle sınır koyamaz hale geliyor. Bu travma sonrası ilişkilerde de tekrarlayan hayır diyememe davranışlarına yol açabiliyor. Bağlanma kuramı perspektifinden aslında bakacak olursak travma yaşamış bireyler kaygılı veya kaçıngan bağlanma stillerini daha fazla geliştirdiğini görüyoruz biz. Bu da hem duygusal hem de fiziksel sınırları korumakta zorlanmalarına neden oluyor. Gündelik olarak da çocuklarda sürekli reddedilen veya ihmal edilen bir birey yetişkinlikte de hem iş hem de özel yaşamında hayır demekle zorlanabilir. Arkadaş veya partner ilişkilerine baktığımızda da sürekli talepleri kabul etmek travma sonrası davranışın aslında bir yansıması haline geliyor. Psikolojik müdahale olarak da travma sonrası sınır koyma becerisini güçlendirme etkili olabilir. Burada özellikle EMDR, bilişsel davranışçı terapi veya farkındalık temelli teknikler bireyin kendi ihtiyaçlarını fark etmesini ve korumasını sağlıyor” şeklinde konuştu.

WhatsApp X Facebook

Bu haber kayserim.net’ten

Kaynak: Kayserim.net · Güncelleme: 26 Aralık 2025 Cuma 21:59

Haberin kaynağı: kayserim.net’te aç

Son haberler

Güncel
CanlıRadyo Radar 91.8
Uygulamada aç